Esmaü'l-Hüsna
El-Mucîb
Al-Mujīb
Duaları Cevaplayan — samimiyetle yalvaranların duasını kabul eden. Bakara 186: 'Bana dua edin, cevap vereyim'; Al-Mucîb isminin özüdür.
El-Mucîb ne demektir?
El-Mucîb, Allah'ın 99 isminden biridir; "Karşılık Veren," "Dualara İcabet Eden" anlamına gelir. Allah'ın, kendisine yalvaranları işitip onlara karşılık verdiğini — müminin duasına (dua), darda kalanın feryadına ve her mahlukun ihtiyacına icabet ettiğini — ifade eder. O yakındır, işitir ve kendisine yönelen herkese karşılık verir.
Derinlemesine Anlamı
El-Mucîb, kuluna en hayırlı olan biçimde karşılık verir: bazen istenenin tam aynısını vererek, bazen onun yerine bir zararı savarak, bazen de mükâfatı ahirete saklayarak. Böylece samimi hiçbir dua boşa gitmez. Karşılığı ne mesafeyle gecikir ne sayıyla ağırlaşır; tüm yalvaranlara, ne kadar çok ve ne kadar küçük istekleri olursa olsun, aynı anda icabet eder.
Kuran'da El-Mucîb
- "Kullarım sana beni sorduğunda, (bilsinler ki) ben yakınım. Bana dua ettiğinde dua edenin duasına icabet ederim." (2:186)
- "...Şüphesiz Rabbim yakındır, icabet edendir (Mucîb)." (11:61)
- "Yoksa darda kalana, kendisine dua ettiğinde icabet eden ve kötülüğü gideren mi (daha hayırlı)?" (27:62)
Bu İsimle Yaşamak
El-Mucîb, mümini bir dua hayatına çağırır — her şeyi Allah'tan, O'nun işittiği ve karşılık verdiği güveniyle istemeye. Peygamber ﷺ şöyle buyurmuştur: "Rabbiniz hayâ sahibi ve cömerttir; kulu O'na elini kaldırdığında, onları boş çevirmekten hayâ eder" (Tirmizî 3556). Mümin, kalp huzuruyla, karşılık vereceğine yakinen inanarak ve sabırla ister; bilir ki El-Mucîb, gerçekten en hayırlı biçimde icabet eder.
Sık Sorulan Sorular
Bazen dua kabul edilmemiş gibi neden hissedilir?
Samimi her dua kabul edilir, ama üç biçimden biriyle: Allah isteneni verir, denk bir zararı savar veya ahirete bir mükâfat saklar. Kabul edilmemiş gibi görünen şey, daha hayırlı, görünmeyen bir biçimde verilmiş veya doğru zaman için ertelenmiş olabilir.
Bir duanın kabulüne ne yardımcı olur?
İhlâs, kalp huzuru, helal yiyecek ve kazanç, Allah'a isimleriyle dua etmek, Peygamber'e ﷺ salavat getirmek, mübarek vakitleri seçmek (gecenin son üçte biri ve iftardan önce gibi) ve karşılık beklemede acele etmemek.
Etimoloji ve köken
El-Mucîb (المجيب), "cevap vermek, karşılık vermek" anlamındaki C-V-B (ج-و-ب) kökünden gelir. Bundan icâbet (karşılık, kabul) ve cevab (yanıt) gelir. El-Mucîb, cevap veren ve karşılık veren Zat'tır — kendisine yalvaranların çağrısını işiten ve muhtacın duasına icabet eden.
Kaynaklar
- Kur'an:
- 2:186, 11:61, 14:39, 27:62, 40:60
- Hadis:
- Tirmidhi 3556 (your Lord is shy to return empty hands); Tirmidhi 3479 (no Muslim makes a dua but Allah gives one of three); Bukhari 6340 (the dua is answered as long as one is not hasty); Muslim 2735 (dua in the last third of the night)
İlgili terimler
El-Vehhâb
Çokça Bağışlayan — karşılık beklemeden sürekli nimet ve lutuflar veren. Süleyman'ın duasında (Sâd 35) geçer: 'Şüphesiz Sen çok bağışlayansın.'
Es-Semî'
Her Şeyi İşiten — ne kadar zayıf veya uzak olursa olsun her sesi, sırrı ve duayı işiten.
İstiğfar Duası
"Estağfirullah" (Allah'tan bağışlanma dilerim) diyerek Allah'ın affını dilemek; günahları silmenin ve rızkı açmanın bir vesilesi.